mustafa lütfi kıyıcı dinci bir tv kanalında program yapan “liberal” konuşmacılara yöneltilen, “deniz gezmiş yaşasaydı ergenekon’a karşı tavrı ne olurdu?“ şeklindeki bir izleyici sorusuna bir dönemin maocusu ve cuntacısı şahin alpay, ”kesin ergenekoncu olurdu!” diye cevap verdi. ilginçti. eski patronlarımdan …
hilmi köksal alişanoğlu 16 şubat 2009 tarihinde nevşehir’de halka hitaben yaptığı konuşmada başbakanın dili sürçtü, “eşek ölür, kalır eseri,” dedi. sonra bunu düzeltmeye çalıştı. konuşmasının geri kalan bölümü televizyonlarda gösterilmedi. biz uğraştık, mitingi cep telefonuna kaydeden bir vatandaşı bulduk, parayı …
haber: volkan akyıldırım fotoğraf: jale mildanoğlu sesonline 12 mart 1971 darbesi kasvetli bir günde istanbul’da vicdanlarda yargılandı. 12 eylül ve 28 şubat vicdan mahkemeleri’ni düzenleyen darbelere karşı 70 milyon adım koalisyonu’nun sanık kürsüsünde bu kez 12 mart muhtıracıları ve süleyman …
Hüseyin İnan Türkiye Faşizmi 12 Mart Muhtırasıyla gericilerin pratik uygulamasına giriştikleri uzun dönemli faşist politika, devrimci güçler ve halk kitleleri üzerindeki baskı ve terör metotlarını devam ettirmektedir. Konunun detaylarına girmeden faşist politikanın sebep-sonuç ikilisini içine alan amacı üzerinde duracağız.
“Kadınlar katılmaksızın gerçek kitle hareketi olamaz.” 8 Mart Uluslararası Çalışan Kadınlar Günü’nde Suat Derviş‘i sevgi, saygı ve minnet duygularımızla anıyoruz. Müjgân Halis TKP Genel Sekreteri’nin karısıyken “kimsenin karısı olarak yad edilemem,” diye ayağa fırladığını yazıyor tarih kitapları. Türkiye’nin Virgina Woolf’u …
Orhan Yalçın Gültekin Onlar, başlamış olan ve ağırlıklı olarak erkekler tarafından sürdürülen toplumsal kurtuluş savaşımına yalnızca katılıp izleyici olmadılar. Onlar, toplumsal kurtuluş savaşımına kendi haklarını da içerecek bir derinlik kazandırmak için de fazladan bir savaşım sürdürdüler. Onlar, toplumsal kurtuluş savaşımını …
Belki de pek çoğunuzun şaşıracağı bir isimdir Yaşar Nezihe. O, Türkiye’de ilk 1 Mayıs şiirini yazıp yayınlayan kadın şairdir. 1880 yılında İstanbul’da doğan Yaşar Nezihe yoksul bir ailenin çocuğudur. Annesinin ölümünden sonra baş başa kaldığı babası okuması yazması olmayan bir müstahdem olup, kızının okumasına ortam sağlayamamıştır. Yoksulluğu ve eğitimsizliği ile sosyal statüsü ve yaşam standardı ile yüksek ailelere mensup diğer kadın şairlerden ayrılan Yaşar Nezihe kendi kendisini yetiştirmiştir. Yoksulluk ve sıkıntılar ömrü boyunca arkasını bırakmamış, yaptığı üç evlilikte de mutlu olamamış, geçimini sağlamak için evde ve dışarıda çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalmıştır. Edebiyat, sıkıntılı hayatının yegâne saadetidir. Şiirlerini Bir Deste Menekşe (1915) ve Feryatlarım (1924) adlarıyla kitaplaştıran Yaşar Nezihe’nin yaşantısına âyinedarlık eden [ayna tutan] karamsar bir şiiri vardır. Batı etkisi taşıyan şiiri yer yer toplumsal ve siyasi değiniler de taşır. Güçlü ve dirayetli bir mizaca sahip olan Yaşar Nezihe (Bükülmez soyadını almıştır), 5 Kasım 1971'de İstanbul’da ölmüştür. 1 Mayıs Ey işçi...
“Kadınlar katılmaksızın gerçek kitle hareketi olamaz.”8 Mart Uluslararası Çalışan Kadınlar Günü’nde Naciye Hanım’ı sevgi, saygı ve minnet duygularımızla anıyoruz. Naciye (Hanım) Yoldaş Doğu’nun kadınlarının şu anda başlattıkları hareket, toplumsal hayat içinde kadının rolünün narin bir bitkinin veya nazik bir taş …
Türkiye’nin ilk kadın sendikacısı bir komünistti. Türkiye Komünist Partisi’nin “Kara Kız”ı Zehra Kosova‘yı Hale Özgür Kıyıcı yazdı. 8 Mart Uluslararası Çalışan Kadınlar Günü’nde Zehra Kosova‘yı sevgi, saygı ve minnet duygularımızla anıyoruz.