Attila İlhan | İstanbul Ağrısı
Attila İlhan
Kanatları parça parça bu ağustos geceleri
Yıldızlar kaynarken
Şangır şungur ayaklarımın dibine dökülen
Söyledim ve ruhumu kurtardım
Attila İlhan
Kanatları parça parça bu ağustos geceleri
Yıldızlar kaynarken
Şangır şungur ayaklarımın dibine dökülen
Edip Cansever
Gül kokuyorsun bir de
Amansız, acımasız kokuyorsun
Gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun
Ceyhun Atuf Kansu
"Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin!"
Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Nâzım Hikmet Ran
Düşman ulaştı Moskova kuzeyinde Yakroma'ya
ve güneyinde Tula şehrine.
Ve kasımın sonu
Enver Karagöz
Ben hep 17 yaşındayım
Demir kapının her açılışında
Her ayak sesinde içime sığmaz yüreğim
Ahmet Muhip Dranas
Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
Orhan Yalçın Gültekin
Sene 1969; aylardan Ekim mi ne? Urfa Cesur'a binmişiz, istikamet Diyarbakır, çocukluğumun umut şehri... Anneannem, annem, kızkardeşim ve ben; babamdan kaçıyoruz. Arkadaşlarımı sevdamı surlarıyla sarmış semtim Samatya'da bırakmışım; "sırrını surlarına fısıldayan şehir Diyarbakır"a gidiyorum. (*)
Otobüsü bir türkü dolduruyor. Sözlerini biliyorum... Genç, yakışıklı, uzun saçlı bir halk müziği sanatçısıyla meşhur İstanbul'da; 45'liğini de almışız. "Uykuda mısın, sevgili yarim / Uyan, uyan..." Ne var ki bu ses başka; içime işliyor; beni alıp geride bıraktığım Samatya'ma götürüyor. Ayaklarım kımıldamıyor ama ruhum geri geri gidiyor... Ağlamak istiyorum, ağlayamıyorum. Erkekler ağlamazmış. Gözyaşlarımı içime akıtıyorum. Soramıyorum sesin sahibini. Diyarbakır'a varınca soruyorum teyzeme. Sesi anlatmaya çalışıyorum. Eniştem anlıyor. Neşet Ertaş, diyor. İsim hafızam zayıf ama o ismi hiç unutmuyorum.
(*) "Sırrını surlarına fısıldayan şehir: Diyarbakır", Şeyhmus Diken'in kitabının adıdır.
La Marseillaise, the French national anthem, was composed in one night during the French Revolution (April 24, 1792) by Claude-Joseph Rouget de Lisle, a captain of the engineers and amateur musician stationed in Strasbourg in 1792. It was played at a patriotic banquet at Marseilles, and printed copies were given to the revolutionary forces then marching on Paris. They entered Paris singing this song, and to it they marched to the Tuileries on August 10th.
Ironically, Rouget de Lisle was himself a royalist and refused to take the oath of allegiance to the new constitution. He was imprisoned and barely escaped the guillotine.. Originally entitled Chant de guerre de l'armeé du Rhin (War Song of the Army of the Rhine), the anthem became called La Marseillaise because of its popularity with volunteer army units from Marseilles.
The Convention accepted it as the French national anthem in a decree passed July 14, 1795. La Marseillaise was banned by Napoleon during the Empire, and by Louis XVIII on the Second Restoration (1815), because of its revolutionary associations. Authorized after the July Revolution of 1830, it was again banned by Napoleon III and not reinstated until 1879.
La Marseillaise
Gülten Akın
Gökte bulut yan yan gider
Yaralarından kan gider
Töresi batası dünya
Sabahattin Âli
Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa